17 Mart 2008 Pazartesi

Merengli Kakaolu Pasta

Dün bıraktığım yorumu hemen sildim, o kadar yorgunmuşum ki, cümlemi bile yanlış kurmuşum.
Eveeet,
Merak edenler oldu mu acaba :) Fazla uzatmadan hemen tarife geçiyorum...

Bu arada bu tarif PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 19 içindir

SNC10061

Malzemeler

  • 9 yumurta
  • 4 su bardağı tozşeker
  • 2 paket vanilya
  • 200 gr margarin
  • 1 su bardağı ılık süt
  • 2,5 su bardağı un
  • 4 çorba kaşığı kakao
  • 1,5 paket kabartma tozu
  • 2 tutam tuz

Yapılışı

Yumurtaların aklarını ve sarılarını ayırın. Sarılarını 2,5 su bardağı toz şeker ile iyice çırpın. Peşine vanilya ile oda ısısında erimiş margarini ekleyin. Biraz karıştırdıktan sonra sütü yavaş yavaş ekleyin.

Una, kakao, kabartma tozunu ve tuzu ekleyip hepsini yumurtalı karışıma ilave edin.

Karışımı kek kalıbına döküp, önceden 175 derece ısıtılmış fırında 40-45 dk kadar pişirin. Kek piştikten sonra ılınmaya bırakın.

Ayrı bir yerde, yumurta akını bir tutam tuzla karıştırıp mikserde çırpın, kar gibi olana kadar çırpın, daha sonra 1,5 bardak tozşekeri azar azar ilave edip 15 dk kadar daha çırpın. Kar gibi olan karışımı ılık kekin üzerine döküp, fazla bastırmadan yayın.

Önceden 180 derece ısıtılmış fırında 20 dk kadar pişirin.

Biraz zahmetli gibi görünüyor, ama sonuç nefis, özellikle merengin tadı marshmallow'a benziyor.

Afiyet olsun !

SNC10003

16 Mart 2008 Pazar

Cevizli Kabak

Dün akşam yemeğe misafirimiz vardı. Yeni birşeyler yapmaktansa daha geçenlerde yaptığım Fırında Mantarlı Kuzu Budunu 'nu yaptım. Yanına da pilav. Ama önden Mercimek Çorba yaptım.

Kıvırcık salata dışında, çeşit olsun diye kırmızı biber turşusu ile cevizli kabak yaptım. Güzel bir menü oldu. Tabii tatlıyı da unutmamak lazım. Çikolatalı Muffin yaptım, ama bu muffin başka muffin. İçi ıslak ve de yanında kaymaklı dondurma ile ikram ediliyor. Yani tam bir tatlı...

Size cevizli kabağı nasıl yaptığımı anlatayım...

SNC10084

Malzemeler
  • 5 adet kabak
  • 1 soğan
  • 2 diş sarımsak
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 3 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 avuç dolusu ufalanmış ceviz
  • tuz

Yapılışı

Soğanı yemeklik doğrayın. Kabakları yıkayıp, kabuklarını soymadan rendenin iri tarafı ile rendeleyip süzgeçte suyunu süzün. Zeytinyağını ısıtıp soğanları şeffaflaşana kadar kavurun, peşine kabakları da ve tuzu ekleyip, 15 dk kadar pişirin.

Ocaktan aldıktan sonra, içine elle ufaladığınız cevizleri ilave edin. Sarımsakları ezip yoğurtla karıştırın, sonra bu karışımı, kabakların üzerine dökün. Karıştırp servis edin. Dilerseniz zeytinyağında pul biber çevirip üzerine dökebilirsiniz.

Afiyet olsun !

11 Mart 2008 Salı

Fırında Mantarlı Tavuk

Tavukla ne isterseniz yapabilirsiniz, her türlü kılık kıyafet yakışıyor bu haspaya. Çeşit çeşit pişirin. İster haşlayıp sade yiyin, ister mantarla çeşnilendirin, ister soslara bulayıp harika bir şölene dönüştürün yemeğinizi...

Bu akşam ben de hem mantar hem de sos kullanıp nefis bir çeşidini uyguladım tavuğun... tarifi bir yemek kitabinda okumuştum, kitabı bulursam adını yazacağım, tarifte bazı değişiklikler yaparak pişirdim.

SNC10038

Malzemeler
  • 10 parça kemiksiz tavuk eti, but tarafından
  • 4 dal taze soğan
  • 400 gr kültür mantarı
  • 1 paket kremalı tavuk çorbası
  • 1/2 su bardağı krema
  • 1/2 su bardağı beyaz şarap
  • 2 çorba kaşığı parmesan peyniri, rendelenmiş
  • 4 çorba kaşığı sıvıyağı
  • 1 çorba kaşığı kurutulmuş mydanoz
  • tuz

Yapılışı

Tavaya 2 çorba sıvıyağını koyup ısıtın. Tavukları küçük küçük kesip bi 7-8 dk bu yağda kavurun.
Diğer bir tencerede 2 çorba zeytinyağını koyup ısıtın ve içine, ince ince kestiğiniz taz soğanları atıp, yumuşayınca peşine küçük küçük kestiğiniz mantarları ilave edin. Suyunu salıp çekmeye başlayıncaya kadar mantarları pişirin. Ben genelde mantarları hep harlı ateşte pişiririm, yine öyle yapıp, kenara aldım.
Yine başka bir tencerede... bu tarifte biraz fazla tencere kirleniyor ama inanın sonucu görünce değdiğine inanabilirsiniz. Evet bu tencerede de kremalı tavuk çorbasını 3 bardak su ile pişirin. Çorba koyulaşınca, şarabı, kremayı ve parmesan peynirini ilave edin, bir taşım kaynatıp ocaktan alın.
Fırını 200 derecede ısıtın. Fırın kabına, tavukları, mantarları ve sosu dökün. Kabı fırına sürüp 35-40 dk kadar pişirin.

SNC10042

Yanına da garnitür olarak pilav ile...


Afiyet olsun !

Dible

Anne tarafım karadenizli olduğu için, yöreye özel yemeklerin bazılarını bilirim ve çok severim. Özellikle annemin babaannesinin elinden güzel lezzetler tatma fırsatım oldu. O zamanlar, yemek yapmakla aram pek yoktu, hatta yemek yemek ile aram yoktu diyebilirim.
Kendisi hayattayken onun bu bilgilerinden maalesef faydalanamadım. Ama annem karalahana çorbası ile hamsili pilavını hala yapar... biz de keyifle yeriz.

Bir de dible yapardı... her ne kadar bunun da tarifini almak kısmet olmadıysa da, ben yine de hatırladığım kadarıyla birşeyler yaptım. Bakalım sizler de sevecek misiniz...

SNC10010


Malzemeler
  • 1 su bardağı pirinç
  • 2 avuç çalı fasulyesi
  • 1 soğan
  • 1 domates
  • 1 kesme şeker
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1,5 su bardağı sıcak su
  • tuz

Yapılışı

Fasulyenin yanlarını kesip, 1'er cm eninde küçük küçük kesin. Soğanları yemeklik doğrayın. Domatesin kabuklarını soyup rendeleyin.

Zeytinyağını pilav tenceresinde ısıtın, önce soğanları atıp biraz kavurun, peşine fasulyeleri ekleyip karıştırın, hemen ardından domatesi atın ve ocağın altını kısıp pişmeye bırakın.

Yaklaşık 10-15 dk sonra tuzlu suda 30 dk kadar bekletip, iyice yıkayıp süzdüğünüz pirinçleri, şekeri, tuzu ve sıcak suyu fasulyelerin içine ilave edin. Ateşi açın, pilavın üzeri göz göz olunca hemen iyice kısıp 15-20 dk yavaş yavaş pişmeye bırakın.

Afiyet olsun !

4 Mart 2008 Salı

Mantar Çorbası

Mantarı çok severim, ne şekilde olursa olsun yerim. İster yemeğin içinde çeşni olarak, ister sotelenerek garnitür olarak, ister fırında ızgarası yapılarak, ister de böyle çorbası pişirilerek...

Çok çeşitli mantar çorbası tarifi var, birbirinden çok az nüans farkı olarak... Ama ben en çok sevgili Hatice'nin tarifini beğendim ve ondan esinlenerek bu çorbayı pişirdim...

Harika oldu...

SNC10054

Malzemeler
  • 200g kültür mantarı
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı un
  • 3 su bardağı soğuk su
  • 3/4 su bardağı süt
  • tuz


Yapılışı:

Mantarları yıkayıp küçük küçük doğrayın. Tencerede yağı ve unu kavurun. Kavrulunca tencereye suyu ekleyin ve topak topak olmasını engellemek için karışımı blendırdan geçirin.

Su kaynayınca mantarları ve tuzu ilave edip yaklaşık 15 dakika pişirin. Dikkat edin, tencerenin kapağını tam kapatmayın, yoksa taşıyor.

Bu sürenin sonunda sütü ekleyin. 1 taşım kaynaktıktan sonra tencereyi ocaktan akın.

Afiyet olsun !

27 Şubat 2008 Çarşamba

Kıymalı Bohça Börek

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ "16"

Etkinlğin ev sahibeliğini sevgili Aynur yapıyor . Porselen Demlik Çayı etkinliği için yeni bir tarif daha.

Bu akşam çooook uzaklardan çaya misafirimiz geldi. Çayın yanında birşeyler ikram etmeden olmazdı tabii, hemen sabahtan aldırdığım 3 yufkamı dolaptan çıkardım. Henüz börek hamurunu kendim yapmaya cesaret edemiyorum, ne zaman, bol bol zamanım olur o zaman deneyeceğim kendim yapmayı, bir de su böreği, evet mutlaka bunu da denemem lazım. Tabii ne zaman Allah bilir...


Şimdilik hazır yufkalı tarifler benim vazgeçilmezlerim...


SNC10045

Malzemeler

  • 3 yufka
  • 3 çorba kaşığı sıvıyağı
  • 3 soğan
  • 300 gr kıyma
  • maydanoz
  • tuz, karabiber

sosu için;

  • 1 çay batrdağı su
  • 1 çay brdağı sıvıyağı

üzeri için;

  • 1 yumurta sarısı
  • çörek otu

My creation

Yapılışı

Sıvıyağı tavada ısıtın, kıymayı tavaya koyup, suyunu çekene kadar kavurun. Peşine yemeklik doğranmış soğanları ilave edip, soğanlar şeffaflaşana kadar kavurmaya devam edin. Ocaktan indirmeye yakın maydanozu, tuzu ve karabiberi ekleyin. Biraz karıştırdıktan sonra tavayı ocaktan alın.

Sos malzemelerini bir kasaye koyup çırpın.

Fırını önceden 180 derecede ısıtın. Fırın tepsisini yağlayın.

Yufkalardan birini tezgaha serin. Üzerine sostan fırça yardımıyla sürün. Yufkanın 4 kenarını ortaya doğru katlayıp kare şeklinde yufka elde edin. Kare yufkayı dörde bölün, ve her bir parçanın üzerine kıymalı harçtan bir çorba kaşığı kadar koyun. Yine kenarlardan ortaya dogru katlayıp, bohça şekli vererek böreği kapatın. Diger yufkalara da aynı işlemleri tekrarlayın. Böreklerin katlı kısımları alta gelecek şekilde fırın tepsisine dizin. Yufkaların üzerine yumurta sarısını fırça yardımı ile sürün, onun da üzerine çörek otu serpin.

Isınmış fırına koyup 30-35 dk kadar pişirin.

Afiyet olsun !

25 Şubat 2008 Pazartesi

Fırında Mantarlı Kuzu But

Çok sevdiğimiz dostlarımızı Pazar akşamı yemeğe çağırmıştık... Şöyle fırında kuzu butlu bir yemek yapmak istiyordum ama tam olarak ne yapacağıma karar verememiştim. Hem sulu hem de salçalı bir şekil olsun istiyordum. Sonunda daha önce bir yerlerde gördüğüm bir tarif aklıma geldi ve aklımda kaldığı kadarıyla yapmaya karar verdim. Ortaya gerçekten lezzetli bir yemek çıktı...
Eğer sizler de hem lezzetli hem de gösterişli bir yemek yapmak istiyorsanız bu tarifi canı gönülden tavsiye ederim.

Nasıl mı yaptım? O kadar da zor değil...

SNC10006

Malzemeler
  • 1,5 kg iri parçalara bölünmüş kuzu budu.
  • 400 gr mantar
  • 12 diş sarımsak
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 tatlı kaşığı biber salçası
  • 1/2 bardak sıcak su
  • tuz, biberiye, karabiber, kekik
  • 4 adet patates
  • 1 çorba kaşığı tereyağı

Yapılışı
Düdüklü tencereye zeytinyağını koyup ısıttım, içine ezdiğim 10 diş sarımsağı atıp 1-2 karıştırdıktan sonra, hemen ardından etleri içine attım. Etlerin her tarafı kızarıp suyunu çekene kadar pişirdim, ama dikkat edin sarımsaklar fazla yanmasın.

Etlerin rengi değişince, dilimlenmiş mantarları, salçaları, biberiye, kara biber ve suyu ekleyip hep birlikte karıştırdım. Düdüklünün kapağını kapatıp, düdüklünün buharı çıkmaya başladıktan sonra bi 25 dk kadar pişirdim.

Patatesleri fırça yarımı ile yıkayıp, kabukları ile birlikte, çok fazla yumuşatmadan haşladım. Haşlanan patateslerin kabuklarını soyup uzun dilimler şeklinde kestim.

Etleri tencereden çıkartıp, suyu ile bilikte fırın kabına yerleştirdim. Üzerine tuzunu ve kekiğini serptim. Artan sarımsakları da ekledim. Etlerin üzerine küçük küçük parçalara böldüğüm tereyağını koydum. En son kabın kenarlarına patatesleri dizdim.

Önceden 180 derece ısıtılmış fırında 20-25 dk kadar pişiridim.

Hem göze hem de mideye hitap eden bir yemek oldu... Yanına da domatesli arpa şehriye pilavı...


Afiyet olsun !

23 Şubat 2008 Cumartesi

Fırında Mantı "PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ ETKİNLİĞİ 15"

Umarım etkinlik için geç kalmamışımdır... Etkinliğe davet ettiği için sevgili Gül'e çok teşekkür ederim.

Bu değişik mantı çay ile birlikte öyle güzel gidiyor ki, nefis... Hem de pratik...


SNC10430


Malzemeler
  • 500 gr hazır mantı
  • 350 gr kıyma
  • 1 soğan
  • 3 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 3 çorba kaşığı domates rendesi
  • 2 sivribiber
  • 1/2 su bardağı süt
  • 1 yemek tabağı dolusu rendelenmiş kaşar peyniri
  • tuz, karabiber

üzeri için:

  • 250 gr yoğurt
  • 3 diş sarımsak
  • 3 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 çorba kaşığı pul biber

Yapılışı

Mantıları tuzlu suda haşlayın. Süzüp bir kenarda bekletin.

Soğanı yemeklik doğrayın. Zeytinyağını tavada ısıtıp, üzerine soğanları ekleyip şeffaflaşıncaya kadar kavurun.

Biberleri küçük küçük doğrayıp, soğana ekleyin, 1-2 kavurduktan sonra peşine kıymayı ilave edin. Kıymayı suyunu çekene kadar kavurup, domates rendesini üzerine koyup, hepsini iyice harmanlayıp üzerine biraz sıcak ilav edip, tavanın kapağını kapatıp 20 dk orta ısıda pişirin. Pişme işeleminin sonuna doğru tuz ve karabiberini de ilave edip karıştırıp tavayı ocaktan alın.

Haşlanmış mantıya, rendelenmiş kaşarın yarısını ve sütü ilave edip karıştırın. Bir fırın kabını sıvı yağı ile yağlayın, mantının yarısını fırın kabına koyun. Üzerine kıymanın yarısından birazcık fazlasını yayın, kalan mantıyı da bunun üzerine dökün. Kalan kıymayı da tekrar mantının üzerine yayıp, kalan kaşarı en üste serpiştirin.

Önceden 180 derece ısıtılmış fırında, kaşar eriyip üzeri kızarana kadar 20-25 dk pişirin (süre fırına göre değişebilir).

Sarımsakları ezip yoğurda karıştırın, küçük bir sahan tereyağını eritip pul biberini ilave edip kavurun. Pişen mantıyı tabağa alıp üzerine öne yoğurtlu karışımda, sonra da tereyağından gezdirin. Mmmmh nefis bişey oluyor, tavsiye ederim.

Afiyet olsun !

13 Şubat 2008 Çarşamba

Gül Börek

Yetti gayrı bu kadar ayrı kalmak. Daha fazla dayanamadım. Aldım soluğu bilgisayarımın başında ve başladım bu satırları yazmaya. Hiç bu kadar ayrı kalmamıştım sizlerden herhalde. Bir daha bu kadar ara vermek istemiyorum ama işte bazen beklenmedik durumlar olabiliyor. Ne çok yazı birikti. Daha elimde anlatılmamış, yayınlanmamış bir İstanbul turum daha var. Ama resimleri yüklemek, yerleştirmek biraz zaman aldığından önce tariflerimden başlayayım dedim. Daha sonra musait bir anda hepsini anlatacağım.

Öncelikle bu kolay börek tarifim ile tekrar merhaba demek istedim.

DSC00553


Malzemeler
  • 2 yufka
  • 250 gr kıyma
  • 3 soğan
  • 2 çorba kaşığı sıvıyağı
  • tuz, karabiber

Sos için:

  • 1/2 su bardağı süt
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağı

üzerini süslemek için haşhaş tohumu

Yapılışı

Soğanları küçük küçük yemeklik doğrayın. Tavaya sıvıyağını koyup ısıtın, kıymayı içine atın, iyice kavurlup suyunu çekmeye başlayınca soğanları ilave edin. Soğanlar şeffaf bir renk alınca, tuzunu biberini ilave edip tavayı kenara alın.

Yufkaları 4'e bölün. Böylece 8 adet üçgen yufka elde etmiş oldunuz. Hazırlamış olduğunuz içi yufkanın geniş ucuna yayın. Sigara böreği gibi rulo yapıp, kendi içinde kıvırarak döndürün ve yağlanmış bir fırın kabına yerleştirin. Sırayla geri kalan yufkaları da bu şekilde hazırladıktan sonra sosu hazırlayın.

Süt, sıvıyağı ve yumurtaları çırparak karıştırın. İçine bir tutam tuz ilave ettikten sonra, bu sosu böreklerin üzerine dökün. Böreklerin üzerlerine çörek otlarını serpiştirdikten sonra, önceden ısıtılmış 180 derece fırında 30-35 dk kadar, böreklerin üzerleri kızarıncaya kadar pişirin.

Afiyet olsun !

13 Ocak 2008 Pazar

Turist Olduk

Yaklaşık 1 haftadan beri, Fransa'dan gelen bir misafirimizi konuk etmektediyiz. "Anne Claire", eşimin arkadaşının kızının arkadaşı, biraz uzuuun bir cümle oldu :) Kendisi buraya staj için geldi, bizimle yaklaşık 3 ay kalacak... hem ben hem oğlum biraz Fransızca pratik yapmış olacağız. Aynı zamanda da ülkemizi temsil etmiş olacağız.

Valla özellikle mutfak kültürünü gayet güzel bir şekilde temsil ettiğimize ve tanıttığımıza garanti verebilirim :) Zira kendisi yemeklerimize hayran, özellikle de bizim evde pişenleri büyük bir iştahla yiyor. Bu beni ne kadar mutlu ediyor anlatamam... Burada kaldığı süre zarfınca da elimizden geldiğince onu gezdirmeye çalışacağız. Sayesinde biz de görmediğimiz yerleri gezme imkanını elde etmiş olacağız.

Biraz da kendi ülkemizde turist olalım di mi :)

Turumuza Kadıköy'den Eminönü vapuruna binerek başladık. Ne çok özlemişim, talebelik dönemimden bu yana yapmadığım birşeydi bu. Vapurla geçilir de, İstanbul'un güzelim simidi ile yanında şöyle demli güzel bir çay içilmez mi? Offf ya ülkemin simidini bile hiçbirşeye değişmem ben...
Hava da o kadar güzel ki, güneş tepede sıcacık... ama yine de geminin dışında oturamadık. Anne Claire, yolculuk boyunca martıların bize eşlik etmesini büyük bir ilgiyle izledi... Bu arada İstanbul'u da çok temiz bulduğunu söyledi. İnsan içinde yaşayınca bazı şeylerin farkına varamıyor mu ne... gerçekten temiz bir şehre mi sahibiz ?

SNC10160

Turumuza önce Yerebatan Sarnıcını ziyaret ederek başladık. Ne kadar büyülü bir atmosfer... Masal ülkesi gibi...Hayallere dalıp gittik... Yürürken tepeden şıp şıp su damlıyordu. Anne Claire, yerler ıslak olduğu için bir iki kere kayma tehlikesi atlattı, ama benim ayaklarımda araba tekeri gibi altın kalın lastikli çizmelerimle bana mısın demedim :)

My creation

Sarnıcın içinde bir sürü balık vardı... İnsanlar sarnıcın içine dilek paraları atmış hep, ışık vurdukça pırıl pırıl parlıyordu...

SNC10169


İçerde anlatılan gerçek bir tarih var tabii ama bunun yanısıra mitolojik hikayeler de var. Sarnıcın içinde heykelleri bulunan Medusa başları ile ilgili hikayeler var ve bir rivayete göre Medusa siyah gözleri, uzun saçları ve güzel vücüdu ile övünen bir kızmış. Uzun zamandan beri Yunanlı Tanrı Zeus'un oğlu Perseus'u sevmekteymiş. Bu arada Tanrıça Athene'de Perseus'u sevmekte ve Medusa'yi kıskanmaktaymış. Bunun için Tanrıça Athene Medusa'nın saçlarını korkunç yılanlar biçimine sokmuş. Artık Medusa kime baksa, baktığı kimse taş kesilirmiş. Daha sonra onu bu biçimde gören Perseus heyecanla Medusa'nın büyülendiğini düşünerek başını kesmiş, başını eline alıp düşmanlarını taşa çevirerek bir çok savaş kazanmış.

My creation



Yine bir söylentiye göre Medusa Yunan Mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgonadan birisiymiş. Bu üç kız kardeşten yalnızca yılan başlı Medusa olumluymuş. Ve kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahipmiş. O dönemde büyük yapıarı ve özel yerleri kötülüklerden korumak amacıyla Gorgona kafalarının resim ve heykellerinin konulduğu, Medusa'nında bu düşünceyle buraya konulduğu zannedilmekteymiş.

Hikaye ne olursa olsun, umarız Medusa bizim karşımıza çıkmaz diye dua ettik. Taşa dönüşmek hiç de hoş olmazdı herhalde :)






Neyse, buradan çıktıktan sonra ikinci durağımız Ayasofya oldu. Ne kadar muhteşem bir yapıt.





İçeri girer girmez tarihin kokusu hemen etrafımızı sardı. Ne garip bir duygu, sanki etrafımda o çağlarda yaşamış insanların ruhlarını hissettim, sanki onlar hala o boyutta yaşamlarına devam ediyorlar, biz de bu boyutta kendimizinkine...



My creation

İçerde dolaşırken başımızı tavana kaldırıp sürekli "Aaa şuna bak, aa bunu gördün mü, vay be..." demekten kendimizi alamadık.


Yazık ki kilise olduğu dönemde yapılan tüm freskler camii olduktan sonra kapatılmış... daha sonra yakın geçmişte bu fresklerin bir kısmını ortaya çıkarmışlar. Sanırım içerde bu sebepten sürekli restorasyon yapılıyor. Gerçekten çok etkileyici idi.

My creation



My creation

Ama gezimizin en etkileyici kısmı Sultanahmet camii idi.

Şöhreti “Mavi Camii” olarak bilinen eserin asıl adı I. Sultan Ahmet Camiidir.

1609-1616 yılları arasında Sultan I. Ahmet tarafından Mimar Sedefkar Mehmet Ağa'ya yaptırılmış. Mimar esas mesleğine yakışır şekilde, cami içerisini kuyumcu titizliği ile dekore etmiş. Mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için Avrupalılarca "Mavi Cami (Blue Mosque)" olarak adlandırılır. Cami büyük bir kompleksin içerisinde bulunurmuş. Bunlar bir kısmı zamanımıza gelemeyen sosyal ve kültürel içerikli yapılarmış. Caminin mimarı klasik Türk sanatının ulu mimarı olan Koca Sinan’ın öğrencisiymiş ve caminin yapımında hocasının daha önce denediği bir planı, daha büyük ölçüde uygulamış.
Sultanahmet, Türkiye'nin altı minareli ilk camisi imiş. Bir efsaneye göre dönemin padişahı I. Ahmet, başta minareleri altından yaptırmak istemiş. Ama kaplamada kullanılacak olan altının değeri padişahın bütçesini fazlasıyla aşınca, caminin mimarı Sedefkar Mehmet Ağa bu emri güya yanlış işiterek, "altın" sözcüğünden "altı" yaparak, camiyi 6 minareli inşa ettirmiş.

My creation

İçerisi gerçekten çok büyüleyici idi. Bi süre içeride oturup o gizemli havayı içimize iyice sindirmek istedik, daha sonra avluya çıktık. Tam o sırada ezan okunması çok hoş bir tesadüf oldu. Şimdiye kadar kaç kere duymuşumdur bilinmez ama ezan sesinin beni şimdiye kadar bu kadar etkilediğini hatırlamıyorum. Tüylerim diken diken oldu, neden bilmiyorum ama göz yaşlarıma hakim olamadım ve gizlemek için gözlüklerimi takmıştım ki bir de ne göreyim bizim Anne Claire de ağlıyor. Demek ki , hangi dinden olursa olsun etkileyci olan birşey varsa herkes etkileniyor.

My creation

Karnımız iyice acıkmıştı, tabii uğranılacak tek bir yer vardı. O da meşhur Sultanahmet köftecisi. Güzel bir mekan. Duvarlarında, buraya uğramış ünlülerin el yazılarıyla yazılmış kağıtlar bulunmaktaydı. Tabii birer porsiyon köfte ve piyaz yedik. Peşine de irmik helvası. Son derece lezizdi.



Turumuzun son durağı ise kapalıçarşı oldu. Rengarenk kumaşlar, pashminalar, sedef kakmalı tavlalar, mineli çay bardakları... ama gözümüz pullu pullu dansöz kıyafetlerine takıldı :) Ha bi de taklit çantalara, ama Anne Claire'i bu konuda uyardım, çünkü Fransa bu konuda ciddi yasaklar koymuş olan bir ülke. Çantalar o kadar gerçeğine yakındı ki alıp almamak konusunda epeyce bir düşündü.

Çok yorulduğumuz için, Bedestende kısa bir tur yaptıktan sonra hem dinlenmek hem de yemeğin üstüne iyi gider düşüncesiyle "Şark Kahvesi"nde Türk kahvesi içtik. Yorgunluğumuzu kahve ile giderdikten sonra da evin dönüş yolunu tuttuk.


Tabii güzel İstanbul'un daha gezilecek ve görülecek o kadar çok yeri varki. Artık bir başka sefere....



Herkese kocaman sevgiler...

Kıymalı Börek

SNC10229

Dün gezimizden sonra, ki size bundan bir sonraki yazımda bahsedeceğim, eve gelince sade bir akşam yemeği yemek istedik. Her zaman buzluğumda hazır yufka bulunur, hemen dışarı çıkartıp çözülmesini bekledim. Böylece kıymalı böreğimizi yapmaya koyuldum.

Malzemeler

  • 4 yufka
  • 2 yumurta
  • 1/2 su bardağı sıvıyağı
  • 1 su bardağı süt

    içi için:
  • 400 gr kıyma
  • 2 soğan
  • 2 yemek kaşığı sıvıyağı
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2 yemek kaşığı kurutulmuş maydanoz
  • kimyon, tuz, karabiber

Yapılışı
İnce doğradığınız soğanları, yağda kavurun, peşine kıymayı atıp kavurma işlemine devam edin. Tuzu ve karabiberi ilave edin, 1-2 dk kavurduktan sonra salçayı ve kimyonu ekleyin. Maydanozları da ilave ettikten sonra ocaktan alın.
Böreğin sosu için; yumurta, süt ve sıvıyağını bir kapta çırparak karıştırın. Ben sosuna her zaman biraz tuz da ilave ederim. Fırın tepsisini yağlayıp, içine 1. yufkayı yayın, kenarlardan taşan kısımları kesip üzerine koyun. Sostan üzerine biraz gezdirerek dökün. 2. yufkayı da aynı şekilde üzerine yayın, taşan parçaları da kıvırıp içine alın. Hazırladığınız içi, 2. yufkanın üzerine güzelce yayın. Sostan biraz döküp, sırasıyla 3. yufka, sos ve 4. yufka ve sosun geri kalanı olmak üzere böreği tamamlayın.
Önceden 180 derece ısıtılmış fırında 35 dk kadar pişirin.

Afiyet olsun !

12 Ocak 2008 Cumartesi

İrmik Pastası

SNC10258

Bu tarif anneme ait. Bunu yapmasını çok sevdiğim için şimdi kendi evimde aklıma geldikçe ben yapıyorum.
Çok basit bir yapımı var. Arada sırada canım tatlı çektiğinde yapıp soğuması için hemen dolaba koyarım çünkü soğuk soğuk daha leziz oluyor.


Hemen tarif edeyim;



Malzemler
  • 4 su bardağı süt
  • 1 su bardağı irmik
  • 1,5 su bardağından biraz az şeker
  • 1 paket vanilya
  • 100 gr tereyağı

Yapılışı

Vanilya hariç tüm malzemeleri karıştırın. Karışım koyulaşmaya başlayınca vanilyayı da ekleyin, koyulaştıktan sonra ocaktan alıp bir kalıba aktarın ve soğumaya bırakın. İyice soğuduktan sonra buzdolabına koyup bir süre beklettikten sonra kalıbı ters çevirip servis tabağına koyun. Ben üzerine çikolata sos ile sunuyorum. Sizler dilerseniz tarçın serperek de sunabilirsiniz.

SNC10262

Afiyet olsun !

10 Ocak 2008 Perşembe

Ispanaklı Börek

SNC13670


Çok şaşırdım. Bizim evde en sevilen börek ıspanaklı olduğu halde, hiç yayınlamamışım. Oğluşumun en çok sevdiği börek ıspanaklıdır, eh hal böyle olunca da genellikle de ıspanaklı börek yapılır... Nasıl olduysa, demek ki hiç resmini çekip sayfama koymayı akıl edememişim. O gün bugünmüş demek ki.

Normalde ıspanaklı böreğin daha basit versiyonlarını da yaparım, ıspanaklı bir böreğin kaç çeşidi olabilir ki dediğinizi duyar gibi oluyorum... mesela peynirli ıspanaklı olabilir, bu tariftekinin aksine yoğurt olmadan ıspanaklı börek falan şeklinde sayılabilir... ama malzemesi bol olan bu tarif de çok lezzetli oldu. Şiddetle tavsiye ederim.

Sanırım Montignac rejimine göre de en sağlıklı hamur işi de bu oluyor, yani kıymalı böreğe göre... Karbonhidrat ile proteinin bir araya gelmemesi gerekiyordu değil mi? Herneyse, bence lezzetli olduğu sürece her türlü muzur karışımları deneyebilirim :)

Şimdi hemen yapılış kısmına geçmek istiyorum;

Malzemeler

  • 4 yufka
  • 3 yemek kaşığı yoğurt
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı sıvıyağı
  • 1 bardak süt

içi için:

  • 500 gr ıspanak
  • 2 soğan
  • 1 kahve fincanı sıvıyağı
  • tuz, karabiber

My creation

Yapılışı
Ben ıspanak yıkamaktan pek hoşlanmadığım için, maalesef dondurulmuş olanını kullanıyorum, tabii biraz zamandan da tasarruf etmek için. Ama sizin imkanınız ve zamanınız var ise tazesini kullanın tabii, taze sebzenin yerini hiç birşey tutmaz. İnce doğradığınız soğanları, yağda kavurun, peşine ıspanakları atıp kavurma işlemine, ıspanaklar yumuşayıp küçülene kadar devam edin. Tuzu ve karabiberi ilave edip, ocaktan alıp kenarda bekletin.
Böreğin sosu için; yumurta, yoğurt, süt ve sıvıyağını bir kapta çırparak karıştırın.
Fırın tepsisini yağlayıp, içine 1. yufkayı yayın, kenarlardan taşan kısımları kesip üzerine koyun. Sostan üzerine biraz gezdirerek dökün. 2. yufkayı da aynı şekilde üzerine yayın, taşan parçaları da kıvırıp içine alın. Hazırladığınız ıspanaklı içi, 2. yufkanın üzerine güzelce yayın. Sostan biraz döküp, sırasıyla 3. yufka, sos ve 4. yufka ve sosun geri kalanı olmak üzere böreği tamamlayın.
Önceden 180 derece ısıtılmış fırında 45 dk kadar pişirin.
İşte size mis gibi bir börek. Ne duruyorsunuz çayı da demlesenize !

Afiyet olsun !

9 Ocak 2008 Çarşamba

Limonlu Kakaolu Kek

SNC10148

Çayın yanında en çok ne iyi gider ? Şöyle güzel bir kek...
Bakalım bunu beğenecek misiniz...

Akşamları yemekten sonra çay içmek bir alışkanlık haline geldiği için bari yanında birşeyler yapayım diyorum.

Dün akşam mozaik pastamız bitince kolları sıvayıp bu keki yaptım.

Nasıl yaptığıma gelince... anlatayım...

Malzemeler
  • 3 yumurta
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı sıvıyağı
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 1 limon suyu ve rendesi
  • 2 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilin
  • 1 kahve fincanı kakao

SNC10128

Yapılışı

Yumurta ve şekeri iyice çırpalım. Peşine sıvıyağı ilave edip çırpmaya devam edelim. Ardından limon suyu rendesi ve yoğurdu ilave edelim. Biraz çırptıktan sonra, unu, kabartma tozunu ve vanilini ekleyip karıştıralım.

Kek hamurunu ikiye ayırıp, karışımın yarısını kek kalıbına dökelim. Ayırdığımız hamurun diğer yarısına ise kakaoyu katıp karıştıralım ve kalıptaki sade karışımın üzerine dökelim.

Önceden ısıtılmış 160 derece fırında 45 dakika kadar pişirelim.

Kek biraz ılındıktan sonra kalıptan çıkarıp servis edelim.



Afiyet olsun !

5 Ocak 2008 Cumartesi

Mantar ve Kestaneli Ic Pilav

SNC13660

Bu pilavı yılbaşından önce yayınlayacaktım, yılbaşı mönüsü hazırlamak isteyenlere fikir verir diye ama zaman sorunu yaşadığım için maalesef yetiştiremedim. N'apalım... olsun... sonuçta her zaman yenebilecek bir lezzet. Özellikle benim gibi kestane severlerin kaçırmaması gereken bir pilav...

Nasıl yaptığıma gelince... anlatayım:


Malzemeler
  • 2 su bardağı pirinç
  • 2,5 su bardağı tavuk suyu
  • 1 soğan
  • 100 gr tereyağı
  • 1 su bardağı kültür mantarı
  • 1 tatlı kaşığı tepeleme dolmalık fıstık
  • 1 tatlı kaşığı tepeleme kuşüzümü
  • 1/2 çay kaşığı yenibahar
  • 1/2 tatlı kaşığı toz şeker
  • 1/2 çay kaşığı karabiber,
  • tuz
  • 1 çorba kaşığı ince kıyılmış maydanoz
  • 1 su bardağı haşlanmış kestane

Yapılışı

Pilavı yıkayıp süzün. Tereyağı ile birlikte tencereye alıp pirinçleri yakmadan kavurun. Yemeklik doğranmış soğanları da ekleyip kavurma işlemine devam edin. Sonra sırasıyla fıstık, üzüm ve küçük küçük doğradığınız mantarları ilave edin. Mantarlar suyunu salıp çektikten sonra, tuzu, karabiberi, şekeri ve sıcak tavuk suyunu ilave edin. Pilavın üstü göz göz olunca hemen altını iyice kısıp 20 dk pişmeye bırakın.

Sürenin sonunda tencerenin altını kapatıp yenibahar, maydanoz ve kestanelei ilave edip demlenmeye bırakın.

Afiyet olsun !