11 Ağustos 2007 Cumartesi

Deniz, Güneş ve Kum

Eskiden tatile çıktığımda, zaman çok hızlı geçerdi. Her nedense bu sefer, her günümü içime sindire sindire geçiriyorum. Belki oğlumun büyümüş olması, belki eşimin yanımda olmayışı (kendisi iş yoğunluğundan dolayı bize katılamadı), kendimle başbaşa kalmama sebep oldu.

Hani insan denize gözlükle dalınca, denizin dibi ne kadar uçsuz bucaksız, ne kadar ürkütücü görünür ya, işte ben de iç dünyama daldığımda bu duyguları hissettim. Meğer ne uçsuz bucaksız ve de ne ürkütücüymüş. Derin derin düşüncelere dalıyorum, uçsuz, bucaksız.

Kafamı boşaltmak için yanıma kitap bile almadığımdan, deniz kenarında yattığım yerden, gözlerimi kapatıp etrafımdaki sesleri dinliyorum, ve o sesler bende başka başka çağrışımlar yapıyor. Duyduğum her kelimeyi, her cümleyi zihnime alıp, üzerine tıkladığımda, farklı farklı linklere götürüyor beni. (Bu aralar bilgisayarla fazla haşır neşir oldum da :)) Hani bazen kitap okurken olur ya, okuduğun bir cümle seni alıp bir yerlere götürür, bir de bakarsın ki 5 dakikadan beri aynı sayfaya bakıyorsun (bu, sanırım kitaptan sıkıldığım zamanlarda oluyor :) belki de buna konsantrasyon bozukluğu da deniyor olabilir, belki de bu sadece ben de oluyordur).

Rüzgarın da etkisiyle, insan sesleri sağa sola dağılıyor... Ama bu sesler beni bir şekilde dinlendiriyor. Gürültüyü sevmiyorum ama sessizliği de sevmiyorum.
Yanımdan geçen birinin, deniz terliğinin sıcak ve kuru kumda çıkardığı ses... denizdeki çocukların çığlık sesleri... genellikle gece sahnesinde rol alması gerekirken, bir şekilde gündüz sahnesinden de rol kapmış cırcır böceğinin sesi...tüm bu sesler bana ninni gibi geliyor adeta.

Uzaktan, 2 yaşlı teyzenin aralarında yaptığı hafif geyik sohbet:
-Hava çok sıcak şekerim
-Yaa öyle valla, ben de pek sevmem sıcağı
(e teyze o zaman niye geldin ki Bodrum'a, yaylaya falan çıksaydın ?)
-Evet evet keşke yağmur yağsa...
(nasıl yani? yav teyzecim, sen eminim ki 2 aydan beridir burdasındır, bizim gibi 4-5 günlük tatile gelmiş, zaman fukaralarından ne istiyorsun, bırak sıcak kemiklerimize işlesin...)
-Bak, sana ne anlatıcam, şu bahçesinde biber ağaçlı hanım var ya....
Biiiiip
Bundan sonrasına sansür koyuyorum... Ne de olsa sitemizin teyzeleri, ayıp olur şimdi, kirli çamaşırlarını ortaya dökmeyelim, bırakalım ağızlarının tadıyla dedikodu yapsınlar :)

Bu arada yine sahilde, gözlerim kapalı etrafı dinlerken, öğrendim ki, bahçeye biber ağacı dikmek çok sakıncalıymış, ağacın kökleri, bilmem kaç nolu evin tuvalet giderini tıkamış. Durumun vahametini düşünebiliyor musunuz. Anlayacağınız ağacın kökleri etrafı fena sarıyormuş. Haberiniz olsun, benden duyması.

Birşey daha öğrendim, yine kumsalda (arkadaşlar ben bundan sonra her dakika kumsala takılacağım, çok faydalı valla, bir sürü şey öğreniyorsunuz, sesli ansiklopedi).
Bu sıcaklar eyyam bahur sıcağı imiş, ne garip kelime, ve bu zamanda esen rüzgar leke yaparmış. (umarım yalandır, ben de bula bula bu günleri mi buldum güneşlenecek). Peşine de geceleri yıldız yağmuru olurmuş. Ben bu akşam çatıya çıkıp yıldızları seyredeceğim, eğer doğruysa tabi, acaba resimlerini çekebilir miyim?

Bu arada bol bol resim çekiyorum, babamın makinesini kullanıyorum. Fena sardım, herşeyi çekiyorum. Otları, böcekler, sebzeleri... sebzeleri evin arkasında buldum. Bizimkiler dikmiş, biber, domates ve kabak, annemler ilk geldiklerinde dikmişler. Bayağı büyümüşler, kabağın görüntüsüne inanamadım, kocaman, yani bi kabakla bi tencere yemek rahatlıkla pişer, hatta 6 kişi de doyar.

Çektiğm resimleri bu akşam yüklersen yarın yayınlarım belki....

Herkese Bodrum'dan sıcacık, deniz kokulu, masmavi sevgiler...

5 yorum:

serinmavi dedi ki...

İyi tatiller canım :) Selamlar........

ebrulitatlar dedi ki...

Özlem'cim iyi tatiller, iyi eğlenceler..

Özlem dedi ki...

Oya'cım,
Ebru'cuum,
Güzel dilekleriniz için her ikinize de teşekkürler,
yakında İstanbul'dan görüşmek üzere,
sevgiler,
Özlem

Işıl dedi ki...

Özlemciğim ne şanşlısın. Tatildesin. Evet biraz sıcak ama tatilin keyfini çıkar bizim yerimizede. Fotoğraflarını da bekliyoruz.

İyi Tatiller!

Özlem dedi ki...

Işıl'cım,

Senin sitene ulaşamıyorum. Adres değişikliği mi oldu?

Bizi habersiz bırakma,
Sevgiler...