1 Temmuz 2011 Cuma

Kıymalı Bamya

Uzun bir ara oldu değil mi? Aslında bu arayı vermek benim seçimim olmadı, bu ara verdirildi. Bildiğiniz gibi bloglarımız birkaç blog yüzünden kapanmıştı ve ben ne yazık ki o süre zarfında bloguma ulaşamayan birkaç kişiden biriydim. Bilgisayarımın ayarlarını da değiştirmem de mümkün olmayınca ve sessizce açılmasını bekledim. Bezdirici bekleyiş sona erdiğinde de Allah biliyor ya bugüne kadar canım bloguma hiç dokunmak istemedim. Kurunun yanında yaşın yandığı bu durumda yapacak başka bir şey olamadı tabii bu da beni çok üzdü. Bir daha aynı şeyin başıma gelmesini istemediğim için site hazırlamaya karar verdim. Şimdilik sadece nasıl bir şablon olması ile ilgili oyalanıp duruyorum ama adresim hazır. Doğru şablonu bulduğuma inandığım an, artık ne zaman olursa, açıcam inşallah.


Neyse bu süre zarfında buradan yayına devam...

İlk tarifim de mevsimin sebzelerinden güzelim bamya.

SNC10127

Malzemeler
  • 100 gr kıyma
  • 1 soğan
  • 2 diş sarımsak, ince doğranmış
  • 2 adet domates, rendelenmiş
  • 1 tatlı kaşığı domates salçası
  • 1 avuç ince kıyılmış maydanoz
  • 2 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1/2 limonun suyu
  • 1 kg bamya
  • 1,5 su bardağı kaynar su
  • tuz, karabiber

Yapılışı
Öncelikle zeytinyağını ısıtıp soğanı kavurun, adından kıymayı ekleyip kavurmaya devam edin. Kıymanın rengi değiştikten sonra sarımsak, domates rendesi ile salçasını ilave edin. Kaynamaya başladıktan sonra maydanozları, tuz ve karabiberi de ekleyip ocağın altını kısıp özleşerek pişmesine izin verin.
Ben kıymanın çok ağıza gelmesini sevmediğim için uzun bir süre pişiriyorum. Zaten kıymayı çift çekim kullanıyorum, ayrıca lezzet katması için de koyun-dana karışık kullanıyorum. Bu kısım ağız tadınıza göre değişir.
Kıymayı pişerken, bamyaları yıkayıp kağıt havlu ile kurumasını sağlıyorum. Sonra sadece sap kısmından biraz kesiyorum, kapak kısmını kesip ayıklamıyorum. Hem böylece akışkan olmasını engellemiş oluyorum.
Kıyma istediğim kıvama geldikten sonra kıyma, bamya, su, birazcık daha tuz ve 1/2 limonun suyunu düdüklü tencereye koyuyorum.
Düdüklünün altını açıp buharı çıkmaya başlayınca altını yarı yarıya kısıp yaklaşık 4-5 dakika pişirip altını kapıyorum.

Pişirme süresi düdüklü tipine göre değişiklik arz ediyor olabilir.


Afiyet olsun !

27 Şubat 2011 Pazar

Etkinlik sondan bir önceki tarifleri...

Yayınlamada geciktim kusura bakmayın ama artık sona doğru yaklaşırken kalan tüm tarifleri 1-2 gün içinde yayınlayacağım...


Hafif Mutfak'dan "Portakallı Marzipanlı Pralinler"


Lezzet Kahvesinden "Çikolatalı Kurabiye"


Her Güne Bir Güzellikten "Beyaz Çikolata Kremalı ve Çilekli Pasta"


Safran Mutfaktadan "Çikolatalı, Üzümlü ve Kuruyemişli Biscotti"

Pastaneden"ÇikolatalıBrownie"                                                                                                         




Ada Esintilerinden "Naneli ÇikolatalıKurabiyeler"                                                                               




19 Şubat 2011 Cumartesi

Etkinlik tariflerine devam

Ve tariflere ikinci parti ile devam ediyorum....

Sabiha Taşyürek'ten  "Çikolata ve Kırmızı Biberli Kapkek"


Selen Cake Turkish Cuisine'den "Chocolate Bliss Cheesecake ( Cikolatali Cheese Kek )"


Hayal Ürünlerinden "Yoğun Çikolatalı Kek"


Kakaolu Pasta'dan "Blendırda Çikolatalı Mousse" 

ve "Sütlü Çikolatalı Puding (Yumurtasız)"



Hümeyra'nın Yerinden "Çikolatalı Sufle (Unsuz)"

Banu'dan Şımartan Tatlardan "Fındıklı Browni"

17 Şubat 2011 Perşembe

Etkinlik tarifleri

Bir etkinliğin daha sonuna geldik. Beni yalnız bırakmayıp etkinliğime birbirinden lezzetli tariflerle katılan herkese sonsuz teşekkürlerimi gönderiyorum. Bugünden itibaren parti parti gelen bu nefis tarifleri bir bir resimleri ve linkleri ile birlikte yayınlayacağım. Aşağıda gelen ilk parti tarifler yer almaktadır. Yarından itibaren diğer gelenleri sırası ile yayınlayacağım.

Kucak dolusu sevgiler....

Mutfakta 1 İnci'den "Karamelli Browni Cheesecake"



Hayata dair herşeyden "Kırmızı Kalpli Profiterol"




Pembe Tatlardan "Çikolatalı Kup"




Lezzete dair ne varsadan "Çikolatalı Karyokalar"







































Yemek bir aşktan "Fındıklı Çikolatalı Beze"





Cafe Derin's den "Mini Ekler"

13 Ocak 2011 Perşembe

Bu ay herkes aşka gelecek :)

CIKOLATA ASKIM


Sevgili Ayşem'in etkinliğini bu ay ben devralıyorum.

Banner'dan da anlaşılacağı üzere sadece yemek aşkınıza ithafen değil, Aşkınıza da ithafen tüm çikolatalı tarifler olabilir .

Konuyu biraz daha geniş tutmak istiyorum, sadece kek, pasta, kurabiye, puding, sufle vs gibi tatlı tarifleri değil varsa kakaolu ve çikolatalı yemek tariflerinizi de bekliyorum yani içinde çikolata veya kakao olan yenebilir bütün tarifleri buraya bekliyorum. Etkinliğe katılmak isteyenlerin mutfakgunlugum@gmail.com adresine resimleriyle birlikte tariflerini, adını-soyadını, varsa site veya blogunun linkini verebilir.


Umarım booool katılımlı bir etkinlik olur.

Etkinlik kodunu aşağıdan kopyalayabilirsiniz.

 CIKOLATA ASKIM



13 Aralık 2010 Pazartesi

Yoğurt "Deneme 2"

SNC10173
Artık mis gibi yoğurt yapıyorum. Şimdiye kadar neden hiç yapmamışım bilmiyorum. İnsanın kendi evinde kendi imkanları ile birşey üretmesi gerçekten büyük keyif. Hele tadı da güzel olursa değmeyin keyfinize :)
Her akşam 1000 gr mayalıyorum. 2 gün dolapta beklettiğim için bu rutini bozmadan devam ettirmem gerekiyor. Böylece her akşam herkes birer kase yoğurt yiyor.
Bir önceki tarifim makinede nasıl yapıldığı ile ilgiliydi. Şimdiki ise artık 3 haftalık tecrübem ile test edilip onaylanmış klasik üzeri sarılıp bekletilerek yapılan yoğurda ait bir tarif. Aslında değişen pek birşey yok ama ölçülerim tamamen oturdu. Resimde görüldüğü üzere hiç de öyle sulu olmayan, harbi katı bir kıvama sahiptir kendileri. Hatta ve de hatta yine resimde görüldüğü üzere, üzerinde kaymak bilem var :)))
SNC10179
Buyrun işte tarifi...

Malzemeler
  • 1 kg günlük şişe süt
  • 2 çorba kaşığı mayalık yoğurt (oda ısısında olamalı)
  • ısıya dayanıklı kapaklı cam tencere
Yapılışı
Sütü cam kaba koyup orta ateşte üzeri kabarana kadar ısıtıyorum. Altı orta ateşte yandığı için yavaş yavaş ısınıyor. Bu esnada üzeri kaymak bağlıyor.
Süt kabarma noktasına gelince kabı ocaktan alıp, sütü ılınmaya bırakın. Sütün içine serçe parmağınızı soktuğunuzda 10 saniyeye kadar parmağınızın dayanabileceği bir ısıda olması lazım. Ne çok sıcak ne çok soğuk. Isı ölçer ile ölçtüm yaklaşık 42 derece bir değere denk geliyor.
Isı istediğiniz seviyeye geldiğinde, sütün üzerindeki tabakayı bozmadan, kabın kenarından *mayayı ekleyip, yine sütün üstünü bozmadan dipten dipten sütü karıştırın ve kapağını güzelce kapatın.
Kapağını kapattıktam sonra, önce ince bir mutfak beziyle, sonra 2 kat havlu ve sonrasında da battaniye sarıp akşamdan sabaha kadar yaklaşık 6-7 saat dışarıda, evin kimsenin ilişmeyeceği bir köşesinde bekletin. Süt evin içinde oda hararetinde beklemeli. Sabah olunca kapağını açmadan doğruca buzdolabına koyup akşama kadar bekletin, sonra ertesi gün kapağını 2-3 saat kadar açık bırakıp dolabın içinde biraz da öylece bekletip sonra tekrar kapağını kapayın ve yine buzdolabının içinde akşama kadar bekletip kullanmaya başlayın.
Üzeri kaymaklı mis gibi yoğurdunuz hazır.Dediğim gibi hergün yaparsanız her akşam yoğurt yiyebilirsiniz.

*maya: mayanızı mutlaka önceden dolaptan çıkarıp oda ısısına gelmesini bekleyin yoksa yoğurdunuz yapışkan bir görüntüde olur.


Afiyet olsun !

6 Aralık 2010 Pazartesi

Yoğurt "Deneme 1"

SNC10153

İnanamadım :) İlk denememden başaryla çıktım. Hep hayranlık duyardım, işte anlatırlardı, kapıdan süt aldım kaynattım yoğurt yaptım, sütlaç yaptım falan...Yaklaşık 1o gündür, kendi yoğurdumu kendim yapıyorum. Çok zevkli. Daha sağlıklı olması bir yana hiç de öyle zor birşey değilmiş. Lafı uzatmadan hemen nasıl yaptığıma geçiyorum. Aslında geçen seneden beri bir köşede durup duran bir yoğurt makinem vardı, sakın okumayı bırakmayın çünkü makinesi olmadan da yapmak çok kolay. Denediğim için her ikisini de anlatacağım.
Karşı komşum meğer kendi yoğurdunu kendi yaparmış, bu konu aramızda demek hiç gündeme gelmemiş ki bilmiyordum. Hal böyle olunca onun yoğrudundan maya almak kaçınılmaz oldu ve anlattıklarına harfiyan uyunca ortaya yenilesi bir ev yoğurdu çıktı. Öyle kapıdan falan da süt almadım, bildiğiniz marketlerde satılan günlük şişe süt ile yaptım.

Malzemeler
500 gr süt (günlük şişe süt)
1 yemek kaşığı yoğurt (mayalamak için)

Yapılışı
500 gr sütü kaynatmadan üzeri hafif pütür pütür olana dek ısıtın ve soğumaya bırakın. Ta ki içine parmağını soktuğunuzda dayanabilecek bir sıcaklığa erişene kadar, bu da yaklaşık 42-45 derece yapıyor, mutfak derecesi ile ölçtüm çünkü. Yoğurdu ya yoğurt yapacağınız kaba ya da makineye aktarın. Ben mayayı direk içine koyup hafifçe sütün dibinden dibinden biraz karıştırıp kapağını kapatın. Eğer makinede yapıyorsanız 6-7 saat makinede bekletin. Makinesiz yapıyorsanız, kabınızı önce mutfak havlusu, sonra 2 kat battaniye ile sarmalayı evin sıcak ve sakin bir köşesinde yine 6-7 saat bekletin. Ben akşamdan hazırlayıp makineye koyup sabaha kadar bekletin. Sabah da kalkınca kabı direkt buzdolabına kapağını açmadan koyup 2 gün bekletin. Dolapta bekledikçe daha koyulaşıyor. İşte bu kadar basitmiş.


Afiyet olsun !

1 Aralık 2010 Çarşamba

Etli Pilav

SNC10139

Her bayram geleneksel olarak önce kayıvalidemin evine gider hep beraber bayram yemeği yeriz. Mönü her zaman fikstir, etli yaprak sarma (müthiş, müthiş, müthiş), etli pilav (mmmhhh yeme de yanında yat), kibe (ben yemesem de olur ama benim dışında herkes bayılıyo), etli patlıcan dizmesi (hiçbir zaman onun gibi yapamadım ne yazık ki), ezo gelin çorba ve salata.
Görüldüğü üzere herşey et üzerine, ama inanın her biri ayrı bir lezzet.
Bu bayram da aynı mönü vardı tabii...
Kibe ve etli pilav hariç diğerlerinin hepsini denedim ve fena da olmadı. Kibe'yi hiç saymıyorum çünkü yapabileceğim, daha doğrusu yapmak istediğim bir yemek değil. Mardinlilere özgü işkembe dolmasıdır. Ama etli pilav gerçekten çok lezzetli. Bu benim ilk denemem oldu ama sanırım birkaç deneme daha yapmam lazım. Yine de fena olmadı diyebilirim.
Tarifini aşağıda bulabilirsiniz.

Malzemeler

  • 2 su bardağı pirinç
  • 500 gr kuzu kuşbaşı
  • 2 çay kaşığı yenibahar
  • 2 çay kaşığı karabiber
  • 1 çorba kaşığı sıvıyağı
  • tuz

Yaplışı

Etleri biraz suda bekletip yıkayıp kurulayın ve yapışmaz tenecerede kavurun. Suyunu çektikten sonra çok kısık ateşte sık sık kontrol ederek 20 dakika kadar pişirin. Sonra üzerine 3 su bardağı kaynamış su koyun ve ateşi birazcık açıp (ortaya yakın) 30 dakika daha pişirin. Bu sürenin sonunda içine pirinçleri ilave etmeniz gerekiyor ama öncesinde pirinçleri yıkayıp süzün ve etlere öyle ilave edin. Ardından yağı, tuzu ve baharatları ilave edin.

Ben bu noktada tencerenin altını biraz daha açıp, pilavın üstü göz göz fokurdamaya başlamasını bekleyip ondan sonra tencerenin altını iyice kısıp 12 dakika pişmeye bırakıyorum. Ama pişirme süresinin arasında tencerenin kapağını açıp 1 kere bi tahta kasıkla çeviriyorum.

İşte bu kadar basit, umarım beğenirsiniz.

Afiyet olsun !

20 Kasım 2010 Cumartesi

Çikolata Kalbi

SNC10070

Uzunca bir aradan sonra herkese kocaman sevgi dolu MERHABAAAA :))
Meğer 4 aylık bir ara vermişim. Arada bazı güncellemeler yapıyordum ama nedense bir süreliğine elim varmadı yazmaya. Hiçbir neden ve sorun yok, herşey yolunda, özellikle merak eden arkadaşlarıma da burdan söylemiş olayım. Beni düşünüp merak etmeniz çok mutlu etti inanın. Arada demek oluyormuş böyle, bazı bloglarda da görüyordum bu araları...işte benimkisi de öyle birşey. Gerçi bu yaz çok hummalı bir dönem geçirdik, oğluşun okuluydu sınavıydı derken şimdi sular duruldu ve huzura kavuştuk neyseki. Arada tabii benim iş yoğunluklarım da oldu ama o genelde her zaman var.
Çoook yazacak şeyler vardı, ama hiçbir tarifimi saklayamadım ki, artık sıra yenilerini yapmaya ve yayınlamaya geldi. Uzunca bir süredir her pazar organik pazara gidiyorum, bu sayede evde sebze meyve tüketimi arttı ki bu da beni çok mutlu ediyor. Aynı zamanda da mevsiminde tüketim yapmış oluyoruz. Artık marketlerden sadece deterjan meterjan vs alışverişi yapıyoruz, pazar'ın dışında birşey alamaz oldum. Çalıştığım için pazardan aldığım malzemeleri alır almaz pişirmem gerekiyor, yoksa kalınca kalıyor ve çürüyor.
Bu tatil biraz daha mutfakta sakin saatler geçirmeme yardımcı oldu.
Bayramda evdeydik, hiçbir yere gitmedik. Ama o kadar iyi geldi ki, evde olmayı çok özlediğim için evden çok da fazla çıkmadık, tabii ilk 2 gün ziyaretlerin dışında.
Evde olunca da bizimkilerin ağızlarının canları sıkıldı, sıkıldıkça atıştırmalık birşeyler yaptık tabii ki haliyle. Bunlardan bir tanesi bu kakaolu kekti, kimbilir kaç çeşit versiyonunu yaptım ama her seferinde değişik ölçülerle denemeyi ve keşfetmeyi çok seviyorum. Bu da bunlardan bir tanesi. Kalp şeklinde bir kalıpta yapıldığı için adını buradan almış. Çikolata delisi oğlumun çok hoşuna gitti.

SNC10082

İşte tarifi....

Malzemeler
  • 125 gr tereyağı
  • 150 gr bitter çikolata
  • 3 yunurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 yemek kaşığı kakao
  • 1 su bardağı süt
  • 1,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu


Yapılışı

Tereyağı ve çikolataları küçük parçalar halinde bölüp *benmari usulü eritin.

Mikserde yumurta ile şekeri çırpın.

Geriye kalan tüm kuru malzemeleri ayrı bir kapta karıştırın.

Çikolatalı karışıma sütü ekleyip karıştırın ve ardından unlu karışımı ekleyip spatula ile alttan üste doğru kararak karıştırın. Son olarak bu karışımı yumurtalı karışıma katıp mikserde 4-5 tur çevirin.

Hamuru kek kalıbınıza dökün ve önceden 175 derece ısınmış fırında 35-40 dakika kadar ya da keke batırdığınız kürdan kuru çıkana kadar pişirin.


*Benmari usulü: yarısına kadar su doldurulmuş kabı ocağa koyun ve kaynatın. İçine malzemeyi koyduğunuz diğer bir kabı su doldurulmuş kabın üzerine oturtun. Fakat üstteki kap altta kaynayan suya değmeyecek ve ateşi kısığa alarak ertime işlemine devam edeceksiniz.


Afiyet olsun !

21 Temmuz 2010 Çarşamba

Fırınlanmış Domates Çorbası



Ne kadar uzun bir ara oldu. Hiç bu kadar uzaklaşmamıştım sizlerden. Yazacak çok şeyler var ama o kadar sıcak ki, aklımı başıma toplayıp 2 cümle edemiyorum bir türlü. Eh neyse artık sonraki günlerde çıkarırım acısını :)

Bugün tarifini vereceğim çorba hepimizin bildiği domates çorbası. Ama yapılışı bldiğimizden biraz daha farklı. Fırında kavrularak yapılıyor.
Son 2 haftadır, her pazar, organik pazara gidiyorum. İyi ki de gidiyorum, hatta neden daha önce gitmedim diye de kendime kızıyorum. Çalıştığım için hafta arası semt pazarlarına gitme şansım olmuyor, sebze alışverişlerimi marketlerden yapmak zorunda kalıyordum. Ne yazık ki yaz mevsimine girdik gireli doğru düzgün domates, karpuz vs yiyemedik. Ancak bu organik pazardan aldığım meyve ve sebzelerin tadı tuzu yerinde, hele domatesler nefis...Aslında önceleri organik pazarı pahalı diye gözümde büyütüyordum ancak marketten aldığım ve 2 gün sonra bozulan meyve ve sebzeleri düşünecek olursak bu pazardan alışveriş yapmam daha karlı.
Domatesi çok seven biri olarak her şekilde tüketmeyi seviyorum. Belki bu sıcak yaz gününde çorba da nerden çıktı diyeceksiniz ama insanın canı bazen sadece çorba içmek istiyor, hele ki de bu sıcaklarda çorba ve salata şeklinde kendiliğinden oluşan bir diyet mönüsüne kaptırdım gidiyorum.
Bu tarifi aynı zamanda Tuz Biber dergisinin bu ayki etkinliğine, Ramazan Yemekleri etkinliğine gönderiyorum.

Hemen tarifine geçiyorum....


Malzemeler

1 kg olgun domates
1/2 baş sarımsak
1 çorba kaşığı zeytinyağı
Tuz, çekilmiş taze karabiber
1,5 su bardağı tavuk suyu
1 adet kesme şeker

Yapılışı
Fırını 180 derecede önceden ısıtın. Fırın tepsisine pişirme kağıdını yayın. Üzerine ikiye bölünmüş domatesleri ve yarım baş sarımsağı bütün olarak kabuklarıylakoyun.
Üzerlerine zeytinyağı, tuzu ve karabiberi gezdirin.
Yaklaşık 45 dakika kadar yumuşayana kadar pişirin. Fırından çıkarıp ılınmasını bekleyin.
Domateslerin kabuklarını soyun, sarımsakları ise sıkıp kabuğundan çıkmasını sağlayın. Tepside biriken suyu, domatesleri ve sarımsağı blendere koyup, hepsini birlikte blenderden geçirip tencereye boşaltın.
Tencereyi ocağa koyup, ardından tavuk suyunu, şekeri ve gerekirse tekrar tuz ilavesi yapıp karıştırın ve yalaşık 10 dakika kadar pişirin.
Ben çorbanın her türlü kıvamını severim ama daha koyu bir kıvam isterseniz ayrı bir kapta tereyağı ile biraz unu kavurup çorbaya ilave edebilirsiniz. Ama bir önceki haliyle de gayet içilesi ve lezzetli bir çorba.


Afiyet olsun !

19 Haziran 2010 Cumartesi

Otlu Kızarmış Tavuk

SNC10322


Malzemeler

1 bütün tavuk
1/2 su bardağı zeytinyağı
1 limon, ince dilimlenmiş
1/4 su bardağı taze adaçayı (ben kurutulmuş kullandım)
2 tatlı kaşığı baharat karışımı (= 1 tatlı kaşığı tuz + 1 çay kaşığı karabiber + 2 tatlı kaşığı kuru kekik )
3 orta boy havuç, temizlenmiş ve çapraz doğranmış
3 adet kereviz sapı, iri doğranmış
1 büyük soğan, iri doğranmış

Yapılışı
Tavuğu geniş bir kaba alıp zeytinyağını, limonu ve adaçayını ekleyip iyice karıştırın ve sıkı bir şekilde kabın ağzını kapayıp 1 gece buzdolabında bekletin. Ben büyük bir torbaya koyup, torbanın da ağzını sıkıca bağladım, böylece tavuk ve diğer malzemeler iyice kaynaştı.
Ertesi günü tavuğu dolaptan çıkartıp, oda ısısına gelene kadar 30 dakika dışarıda bekletin. Bu arada fırını da 230 dereceye getirip önceden ısıtmaya başlayın.
Tavuğu marinadın içinden çıkartıp, üzerine yapışan malzemeleri toplayıp tavuğun içine sokuşturun.
Fırın tepsisine havuçları, kereviz saplarını ve soğanı yayın. Üzerlerine fırının tabanını ve sebzelerin üzerini kaplayacak kadar su dökün.
Tavuğun her tarafına baharat karışımını ekin ve tiepsinin ortasına, sebzelerin üzerine yerleştirin. Dilerseniz tepsinin üzerine ızgara teli koyup tavuğu onun üzerine de koyabilirsiniz.
Tepsiyi fırının orta rafına yerleştirin ve 30 dakika sonra tepsisdeki suyu 10 dakika arayla tavuğun üzerinde 2 kere gezdirin. Eğer tavuk yeteri kadar kızarmadıysa bi 10 dakika daha tutun.
Fırın ısısını 160 dereceye indirin 30-35 dakika kadar daha pişirin. Sürenin sonunda tavuğu dışarı alıp 5 dakika kadar dinlendirin ve parçalayıp servis yapın.


Afiyet olsun !

Fransız Keki

SNC10328


Malzemeler

5 yumurta (sarısı ve beyazı ayrılmış)
1 su bardağı şeker
240 gr bitter çikolata ( 3 paket)
200 gr tereyağı
4 çorba kaşığı un
1 çorba kaşığı kakao
1 tutam tuz
1 paket vanilya



Yapılışı

Çikolata ve tereyağını *benmari usulü eritin.
Yumurta sarıları ile şekeri birlikte çırpın.
Erimiş çikolatayı karışıma ilave edin.
Un, kakao ve vanilyayı eleyerek karışıma ilave edin.
Yumurta akı ile tuzu kar gibi olana kadar çırpın.
Yumurta aklı karışımı diğer karışıma *katlayarak ilave et.
Hamuru kelepçeli bir kek kalıbına dökün.
Fırını önceden 175 derecede ısıtın, fırının en alt rafına içi su dolu bir kap koyun.
Yaklaşık 30-35 dakika kadar, keke batırdığınız kürdan temiz çıkıncaya kadar pişirin. Keki pişirme süreleri fırından fırına değiştiği için 25. dakikadan itibaren kekinizi kontrol etmeye başlayın.
Kekiniz ılınınca üzerine kakao serpiştirin.


*Benmari usulü, yarısına kadar su doldurulmuş kabı ocağa koyun ve kaynatın. İçine malzemeyi koyduğunuz diğer bir kabı üzerine oturtun. Fakat üstteki kap altta kaynayan suya değmeyecek
* Katlayarak ilave etmek, koyduğunuz malzemeyi kabın altından üstüne doğru, ezmeden ve yumurta beyazındaki kabarcıkları söndürmedenkarıştırmaktır.


Afiyet olsun !

Kakaolu Krep

SNC10336

Pudra Şekerli Brownie

SNC10286

12 Haziran 2010 Cumartesi

Kabustan Uyandım

İnanır mısınız...kendime daha yeni geldim. Tamam artık bitti bu çile kurtulduk diyecekken bu sefer başka bir dert çıktı karşımıza.
Belki gazetelerden, TV'den veya belki de sizlerin de başınıza geldiği için SBS sınavının yabancı dil sorularıyla ilgili skandalını duymuşşunuzdur. İşte benim oğlum da, ne yazık ki o SBSzedelerden. Nereden başlasam da anlatsam bilemiyorum, bu konuyu 6 gündür konuşmaktan o kadar çok yoruldumk ki...Sınavın olduğu günden bu yana biz veliler hakkımızı aramak için didinip duruduk. Karşımızda devlet olunca ilk başta kendimizi çok aciz hissettik ama sonra aklımızı başımıza hemen toparlayıp devletin, yıllarca bu sınava hazırlanan çocuklarını mağdur etmeyeceğine inanıp hakkımızı aramak için, biz anne ve babalar bir araya geldik. Durumumuzu anlatan dilekçelerimizi önce devlet kurumlarına, sonra da bize destek vermesi ve sesimizi duyurmamıza yardımcı olması için de medya kurumlarına gönderdik. Sonunda MEB'dan bir basın bülteni açıklaması geldi. Gerçi bu benim oğlumun sorununu çözüyordu ama hala mağdur durumda kalan bir sürü öğrenci var. Onlar hala haklarını aramak için yollarına devam etmek durumundalar. Ancak tüm bunların sonunda yabancı diller sınavı iptal edilirse, bu başka bir haksızlığa yol açacak. Umarım devletimiz hala mağduriyeti çözülmemiş bu çocuklarımızın sorununu tek tek çözme yoluna gider, çünkü en doğrusu ve adili de odur.

Bunca zamandır sessizliğimin sebebi kendimi bu işlere adamış olmamdı. Günlerdir üzüntümden kendime gelemedim, ne yedim ne içtim. Umarım bu sıkıntılı günler geride kalır ve ileride torunlarıma, babaları hakkında anlatacağım bir hikaye olarak tarihte yerini almış olur.

Yakında görüşmek üzere....