29 Mart 2009 Pazar

Pizza Hamuru

Şimdiye kadar tarifsiz resim yayınladım ama ilk defa resimsiz bir tarif yayınlıyorum... Çünkü hem çok acıkmıştık hem de resmini çekmeden önce tadına bakalım derken yemeğe dalıp gittik ve tabii sonuç...resim yok !

Bloguma koyduğum diğer pizza hamuruna göre çok daha başarılı olduğu için, resmi olmasa bile tarifi sizlerle paylaşmaya karar verdim. Ama merak etmeyin, bu pizza hamuru artık benim için klasiklerim arasına girdi ve sık sık, yani en azından ayda 2 kere yapılacak ve ilk fırsatta da resmini buraya koyacağım.

Aslında bu pizzanın tarifini "La Cucina Italiana" dergisinin Mart sayısında gördüğüm Pizzayı yapmaya çalışırken buldum. Aslında dergide verilen ölçüler bana göre yanlış, 500 gr una 2,5 litre su vermiş...bence bu ölçülerde hamur değil ancak çorba olur. Neyse ki erken uyandım ve ölçüleri kendime göre değiştirip kendim bir tarif uydurdum.

Aşağıda tarifini vereceğim hamurdan yaklaşık 30 cm çapın bir Pizza elde ediliyor ve aşağı yukarı 3 kişiliktir.


Malzemeler
  • 235 gr un
  • 125 gr ılık su
  • 8,75 ml instant maya (1+3/4 *teaspoon = çay kaşığı)
  • 1 çimdik toz şeker
  • 2,5 ml tuz (1/2 teaspoon)
*teaspoon: bu ölçü kaşıklarını mutfak eşası satan yerlerden temin edebilirsiniz, bizim çay kaşığı ölçümüzle yaklaşık "1 teaspoon = 2 tepeleme çay kaşığı" na denk geliyor.


Yapılışı

Suyu bir kaba dökün, üzerine mayayı, şekeri ve tuzu döküp karıştırın ve eritin, ardından unu ekleyip tahta kaşıkla karıştırın. Tahta kaşıkla karıştırdıktan sonra elle bir iki yoğurup zeytinyağı ile yağladığınız çukur bir cam kaba hamuru koyun ve üzerini nemli temiz bir bezle güzelce kapayın ve 1-1,5 saat oda sıcaklığında mayalanmaya bırakın.

Sürenin sonunda hamurun kabarmış olması gerekiyor ve parmağınızla bastırdığınızda oyuklar olduğu gibi kalıyorsa kıvamına gelmiş demektir.

Hamurun içindeki havayı almak için hamura yumruğunuzla bastırarak 5 dakika yoğurun ve un serptiğiniz tezgahta incecik merdane ile açın. Hamuru açarken tezgaha bol bol un serpin yoksa hamuru tegahtan ayırmanız zor olabilir.

Hamuru yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisine veya varsa hafif yağladığınız pizza tepsisine yerleştirin.

Üzerine *domates sosu' ndan yaklaşık 150 gr kadar, hamurun üzerine yayın. Sosun üzerine de küp küp kestiğiniz mozarella (1 top, suda mozarella) peynirini yerleştirip önceden 240-250 derecede ısıtılmış turbo fırında 10 dakika pişirin.

Ben sosu ve peynirin üzerine sucuk da koymuştum ancak pizza pişerken baktım sucuklar çabuk pişiyor, hemen pizzanın üzerinden hepsini toplayım tavaya aldım ve pizzayı tekrar fırına sürdüm. (ben her zaman fırında yemek pişirirken yakın takip ederim, böylece kötü sürprizleri önceden önlemiş oluyorum) İyiki de öyle yapmışım, sucuklar çabuk piştiği için yanabilirdi. Pizza piştikten sonra, servisten önce sucukları hemen ısıtıp tekrar üzerine koydum, kimse birşey anlamadı.

Bundan sonra tekrar yaparsam, Pizzayı sadece domates ve peynir ile fırına sürüp, son 5 dakikasında üzerine ilaveler yapılabilir.

Domates sosu tarifine gelince;

Malzemeler
  • 2-3 çorba kaşığı zeytinyağı, tercihen sızma
  • 1 diş sarımsak
  • Domates püresi 135 gr veya 200 ml'lik kutunun 2/3'ü
  • 1 domates, çekirdekleri temizlenmiş ve blenderden geçirilmiş
  • 1 çorba kaşığı kurutulmuş fesleğen
  • tuz
Domates püresini ezilmiş domates ile karıştırın. Zeytinyağını bir sos tenceresine döküp ısıtın, peşinden ezilmiş sarımsağı içine atın ve cızırdamaya başlayınca, domates püresini ekleyin, ardından fesleğen ve tuzu ekleyin. Sos kaynamaya başlayınca, altını kısıp 30 dakika kadar pişirin.


Afiyet olsun !

Muzlu Rulo

SNC10249


Haftada 3 gün yürüyorum, akşam işten eve gelip, yemek faslını bitirince, soluğu komşumun kapısında alıyorum, o da, zilini çalar çalmaz, zaten hazır, çıkıp yürüyoruz, 45 dakika, fena değil di mi? Valla elimden ancak bu kadarı geliyor, başka türlü spor yapma imkanı bulamıyorum.

Bi de tatlıları aklımdan çıkarabilsem :) En azından hafta sonları kendime izin veriyorum, ama hafta arası dikkat ediyorum. Son derece disiplinli bir beslenme düzeni kurdum kendime, günde 6 öğün, hem bu vesile ile günde 3 kerede de zorunlu olarak meyve de yemiş oluyorum.

İşte eğer siz de benim gibi yapıyorsanız, hafta sonu geldiğinde,canınız tatlı mı çekti, evde muz var mı, eh herhalde dolabınızda süt de
bulunduruyorsunuzdur, un, şeker ve margarin mutlaka vardır, belki hindistanceviziniz olmayabilir, o zaman hadi bi koşu alıp gelin çünkü bu tarif için değer.

Hafta sonu kaçamağı yapmak isteyenlere güzel bir tarif, beğeniceğinizi umuyorum.
































Malzemeler

  • 1 lt süt
  • 5 çorba kaşığı un
  • 8 çorba kaşığı şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1/4 paket margarin
  • 2-3 adet muz
  • 1 kase hindistancevizi

sos için:

  • bitter çikolata, 40 gr kadar
  • 2 çorba kaşığı krema



Yapılışı

Tencerede süt, un ve şeker karıştırılarak muhallebi kıvamına gelinceye kadar pişirilir. Ocaktan alınıp margarin ve vanilya eklenip mikserle yaklaşık 10-12 dakika kadar çırpılır. Uygun boyutta bir tepsi ıslatılı ve muhallebi üzerine dökülür. Tepsinin üzerini streç filmle kaplayıp 1 gece buzdolabında bekletin.

Muzları önce ortasından ikiye, daha sonra da uzunlamasına dörde kesin. Böylece 8 adet ince çubuklar elde edin. Hindistancevinizi düz bir tabağa dökün. Dolaptan tepsiyi çıkartıp, muhallebiden muzların boyutlarına uygun kareler kesip, hindistancevizine yatırın. Muzları karenin bir kenarına koyup rulo şeklinde sarın. Böylece tatlınınız hindistancevizyle kaplanmış olacak.

Ruloları servis tabağına alın. Diğer tarafta, çikolatanızı krema ile birlikte eritin. Çikolata sosunuz hazır olunca sıkma torbasına doldurup dilediğiniz şekilde tatlılarınızın üstüne sıkın.


Afiyet olsun !

23 Mart 2009 Pazartesi

Böğürtlenli Krem Brüle

My creation
Ne zamandır aldığım pürmüzü denemek istiyordum. O kadar aldım, kullanmam lazım. Ayrıca krem brüleyi de çok severim, ama bir türlü fırsat olmadı, ya da ilham gelmedi diyelim.
Hafta sonu yemeğe misafir çağırmıştım, gün bügündür diyip bulduğum bu harika tarifi yapmaya koyuldum.
Tabii yapıp da sizinle paylaşmamak olur mu...krem brüleyi seviyorsanız bir de bu şekilde deneyin derim.
(Malzemeler 6 kişiliktir).


Malzemeler

  • 250 ml krema
  • 250 ml süt
  • 5 yumurta sarısı
  • 1/2 paket vanilya
  • 4 çorba kaşığı toz şeker
  • 250 gr böğürtlen
  • 1,5 corba kaşığı toz şeker
  • 1/2 çorba kaşığı nişasta
  • üstü için biraz tarçın
  • üstü için de 1 çorba kaşığı esmer şeker

Yapılışı

Böğürtlenleri blenderden geçirip küçük bir tencereye koyun. Üzerine 3 çorba kaşığı suyla sulandırılmış nişasta ile 1,5 corba kaşığı toz şekeri ekleyip ocakta koyulaşana kadar pişirin. Pişirdiğiniz bu karşımı fırına dayanıklı 6 adet kaseye paylaştırın.

Başka bir tencerede süt, krema ve 4 çorba kaşığı toz şekeri ilave edip kaynatıp kenara alın.

Diğer tarafta yumurta ve vanilyayı çırpın. Kenara aldığınız sütü, yumurtalı karışıma yavaş yavaş çırpma işlemine devam ederek ekleyin. Birbirine güzelce karıştırdıktan sonra böğürtlenlerin üzerine dökün. En üste tarçın serpiştirip, kaplarınızı içi su dolu bir tepsiye yerleştirip soğuk fırına sürün ve fırınınızın ayarını 150 dereceye getirip 1 saat kadar pişirin.

Pişen tatlıları soğutup buzdolabına kaldırıp bir süre orada bekletin. Servis yapmadan 5 dakika önce üstlerine esmer şekeri serpiştirip pürmüzle yakın. Pürmüzünüz yoksa ızgara yöntemini kullanabilirsiniz, bunu için Krem Brülelerinizi, buz dolu bir tepsinin içine yerleştirin, fırınınızı ızgara konumuna getirin, tepsiyi ızgaraya en yakın mesafeye yerleştirin. Buz, kremanın kıvamını korumasını sağlayacak. Şekerler karamelleştiğinde tatlılarınız hazır demektir.

Afiyet olsun !

15 Mart 2009 Pazar

Havuçlu Kek

SNC10193

Bu keki 38.P.D.Ç.S.E 'ne gönderiyorum.

Havuçlu keki denemeyeniz var mı? Varsa bu tarifi mutlaka deneyin. Son derece lezzetli ve yumuşacık, ağızlara layık bir kek. Dün akşam sevgili komşularımızı çaya çağırınca, malum çayın yanına da bir şey yapmak icap etti. Bi kek yapim dedim ama hangisi...yapılacak tarifleri not ettiğim defterimi açtım ve çok sevdiğim tariflerden Gamze Bursa'ya ait bu tarifi yapmaya karar verdim.

Mutfağımda en sevdiğim yemek kitaplarımı koyduğum raflı bir dolabım var. En sık kullandıklarımı burada muhafaza ediyorum. Aslında o kadar çok yemek kitabım var ki, eh biraz meraklı olduğumdan, senelerden beri biriktirdiğim için, 97 senesinden beri yani, geniş bir arşivim oldu. Eve taşındığımız zaman, eşim oturma odasına kütüphane yapmıştı, zavallım başına geleceklerden habersizdi tabii :) şimdi bu kütüphanenin sadece 1/3'ini kullanabiliyor. Geri kalanı bana ait.
Belki ömrüm tüm bu kitaplardaki tarifleri yapmaya yetmeyecek ama onları okumak bile bana ayrı keyif veriyor. Bazen okuduğum tariflerden ilham alıp kendi yaptığım yemeklere yenilik katabiliyorum, bu hepinize oluyordur sanırım.

Akşamları işten geldikten, yemek telaşı bittikten ve yürüyüşten döndükten sonra koltuğumda bir kenara çekilip, 30 dakikamı dergi ve kitaplarıma bakarak geçiriyorum. Beni herşeyden uzaklaştırıyor ve bu bana çok iyi geliyor. Bunu yaparken de beğendiğim tarifleri defterime not ediyorum, kekler, et yemekleri, tavuk yemekleri, börekler vs vs...böylece bugün ne pişireyim sorusuna cevap bulmuş oluyorum.

Benim hobim de bu işte...ama işe yarayan bir hobi...çünkü yenilebiliyor :)

Dün bu keki 30 dakikada yaptım. Ancak fırından çıkarır çıkarmas servis tabağına alırken biraz zorlandım ve ufak tefek dağılmalar oldu, bir dahaki sefere 10 dakika kadar soğumasını beklemem lazım.

Tarifine gelince....


Malzemeler
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağından 1 parmak az sıvıyağı
  • 2 su bardağı un
  • 1 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 paket vanilya
  • 1,5 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı ceviz, parcalanmış
  • 2 orta boy havuç, rendelenmiş
  • 1 portakal kabuğu rendesi
  • 1 limon kabuğu rendesi

Yapılışı

Yumurta ve şekeri 5 dakika kadar çırpın, ardından süt ve sıvıyağı ekleyin ve biraz daha çırpın.

Peşine un, vanilya ve kabartma tozunu ekleyin. Bu aşamada ve sonrasında mikseri bırakıp spatula ile karıştırın.

Son olarak geri kalan tüm malzemeleri de ilave edip yağlanmış kek kalıbına dökün.

Önceden 180 derece ısınmış fırında 20 dakika kadar pişirin. Fırın ısıları birbirinden farklı olabilir. Size tavsiyem 20 dakika sonunda kekinizin pişip pişmediğini kürdan ile kontrol edin, kürdanı kekinize batırdığında kuru çıkıyorsa kekiniz hazır demektir.

Afiyet olsun !

8 Mart 2009 Pazar

Aşure

SNC10164

Aşure zamanı bitmiş olabilir ama benim aşureye olan aşkım hiç bitmeyecek...
Muharrem ayında hem annemden hem de kayınvalidemden gelmişti ve ayıptır söylemesi her ikisinin de çoğunu ben yedim, çünkü oğlum hiç yemez, eşim ise benim kadar meraklı değil, gelenlerden 1 kase ya yedi ya yemedi.
Genel olarak tatlıyı zaten seviyorum ama bunu tatlı sınıfından öteye bir yerlere koyuyorum...hatta ben aşureyi sadece aç karnına yiyorum, benim için başlı başına bir besin. Aslında içinde kilo yapıcı ne var ki, sadece birazcık şeker :)
Kendimi kandırıyorum biliyorum ama yine de kendisinin en masum tatlı olduğunu düşünüyorum, ne yağı var ne de unu...öyle değil ama arkadaşlar....

Aslında birçoğunuz nasıl yapıldığını biliyorsunuz deyip sadece resmini yayınlayıp kaçacaktım ama yine gönlüm elvermedi ve tarifini yazmaya karar verdim.
İşte buyrun, bu da benim aşurem.

SNC10153


Malzemeler
  • 1 su bardağı buğday
  • 1 su bardağı kuru fasulye
  • 1 su bardağından 2 parmak az nohut
  • 1 avuç kuş üzümü
  • 1/2 su bardağı kuru üzüm
  • 3+1/4 su bardağı toz şeker
  • 5 adet incir
  • 5 adet kayısı
  • 1 tatlı kaşığı buğday nışastası
  • 1 çimdik tuz
  • 1 portakal kabuğunun rendesi

Üstü için;

  • dolmalık fıstık
  • fındık
  • ceviz
  • nar taneleri

Yapılışı

Ben, bir gün öncesinden, buğdayı, fasulyeyi ve nohutu ayrı ayrı olarak, tencerelerde üzerlerine su koyup, kaynamaya başlayınca ocaktan alıp ertesi güne kadar bir kenarda bekletiyorum.

Ertesi günü hepsini birlikte tencereye koyup üzerlerine de yaklaşık 2,5 litre su koyup pişirmeye başlıyorum. Diğer taraftan kayısıyı ve inciri küçük küçük parçalara kesip üzerlerine su koyup kenarda bekletiyorum. Aynı şekilde, hem kuş üzümünün hem de kuru üzümün de üzerlerine ılık su döküp onları da kenarda bekletiyorum.

Baklıyatları pişirirken içine şekerini ekliyorum, bu arada bir yandan da kettleda sıcak suyu hazırda bekletiyorum ki azalırsa ilave edebileyim diye. Nışastayı biraz su ile sulandırıp karışıma ilave ediyorum.

Malzemeler yumuşamaya başlayınca kayısı, incir ve portakal rendesini ilave edip, arada karıştırarak pişirmeye devam ediyorum. Arada, bir su bardağı kadar sıcak su ilave etmem gerekti.

Pişen aşureyi kaselere boşalttıktan sonra üzerlerine üst malzmelerini koydum. Bunun miktarını dilediğiniz gibi ayarlayabilirsiniz.

Afiyet olsun !

3 Mart 2009 Salı

Basit Bir Et Yemeği

SNC10139

Ne zamandır internet ile sorun vardı, bendi kendi tarafımdan hallettimiği sansam da, ziyaretçilerin çoğu giremiyordu, o kadar üzüldüm ki anlatamam, sebebini tam olaraka anlayamasak da bir şekilde halloldu çok şükür.

Taa Kurban bayramından kalmış et vardı buzlukta, eti yakınlarımızdan birisi göndermişti, daha fazla bekletmeden tüketmek istedim.

Öylesine kendimce basit bir tarif uydurdum ama güzel oldu. Et, dana eti, ancak pişerken kokusundan sanki bonfile gibi geldi bana. Etin kaç gram olduğunu tartmadım ama yaklaşık 2 avuç kadar geliyordu.


Malzemeler
  • 2 avuç kuşbaşı doğranmış dana eti
  • 2 çorba kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı un
  • 1 çorba kaşığı domates salçası
  • 1 adet defne yaprağı
  • tuz, karabiber

Yapılışı

Eti düdüklü tenecereye koydum, kapağını kapatmadan, suyunu çekene kadar etleri kavurdum. Ardından tereyağını ekleyip eridikten sonra ununu koydum, ama burada dibinin tutmaması için ocağın ısısını iyi ayarlamak lazım, 1-2 çevirdikten sonra salça ve 3 su bardağı sıcak suyu ekledim. Karabiber ve defne yaprağını da ekleyip, düdüklünün kapağını kapatıp, buharı çıkmaya başladıktan sonra 30 dakika kadar pişirdim. Tuzunu piştikten sonra, sıcak iken ekledim.

Yumuşacık bir et oldu, yanına pilav ile çok uyumlu oldu.

Afiyet olsun !